Kelebekler Uyur Mu? | Mehmet Ali ATAN
Zamanın birinde kelebeklerin tek günlük yaşamlarını geçirdiği bir köy varmış. Köy dediğimiz bu cennet parçasının en sonunda tek başına tonton mu tonton ama bir o kadarda huysuz bir ihtiyar yaşarmış. Kelebeklerin her geçiş zamanında her sabah erkenden kalkar, bir kayanın üstüne oturur, masal bu ya bütün kelebeklerde onun çevresinde uçup üstüne konarlarmış. Her gün kelebekleri yakalamak için türlü türlü yollar deneyen köyün yaramaz küçüğü bunu görür, bir türlü anlayamazmış fakat yaşlı adamdan korktuğu için soramazmış. En sonunda bir gün dayanamayıp yaşlı adama bunun nedenini sormaya karar vermiş. Yaşlı adam arkasından yaklaşan çocuğu fark etmiş fakat oralı olmamış. Çocuk iyice yaklaşıp:
“ neden benim de omzuma konmuyorlar? “
diye sormuş, mavi gözlerini kocaman açarak. Yaşlı adam daha önce hiç kimsenin göremediği gülüşünü çocuğa göstermiş ve
“ kelebekler aşk gibidir küçük; sen onları kovaladıkça onlar senden kaçar. Ne zaman ki onları umursamadan bir kayanın üstünde oturabilirsen bir tanesi değil bin tanesi omuzlarına konar. Ama senin bunları anlaman için önce âşık olman lazım. ”
demiş. Küçüğü kucağına oturtmuş yaşlı adam, gün batana kadar kelebeklerin dans etmelerini izlemişler. Güneş batınca gökten üç elma düşmüş hatta üçü de benim kafama düşmüş.
Mehmet Ali ATAN










çok bi hikaye paylaşımın için teşekkürler
rica ederim, ama bu bir hikaye değil masal…
Sen ne düşünüyorsun?
Takip Et
Son Yorumlar
Bağlantılar
Arşivler
Meta