Ana Sayfa » Tüm Yazılar, Öykü

İpek Sayın | İz

25 Mayıs 2009 İlk Yorumu Sen Yap

5d272bc75afc609a8ee26e3c388dfae2

Gece on bir suları… Sokaklar boş, tıpkı içim gibi. Kar taneleri bile istemeye istemeye düşüyor yeryüzüne.
Sessizlik …
Bir anı daha tam karşımda duruyor işte. Her yerde olduğu gibi burada da seni, giderken bana bıraktığın izlerini görüyorum.
Yürüyorum …
Hala içimde bir umut var demek ki. Nasıl oluyorsa hala senden kurtulabileceğime inanıyorum. Bilmiyorum, deniyorum; ama anlayamıyorum. Hayatıma nasıl bu denli sızabildin? Beni sana, kendime, bu şehre nasıl mahkum edebildin?
Seni ilk gördüğüm gün sonbahardı. Tam da senin sevdiğin sonbaharlardan… Ne tesadüf! Biz de bir sonbahar havasında yaşamadık mı her şeyi ?
Neden, neden? Neden her şey bir anda bu kadar anlamsızlaştı? Gördüğüm yüzler, duyduğum sözler, anlattıklarım, bana anlatılanlar her şey, herkes… Eskiden de bu kadar anlamsız mıydı?
Caddedeyim şimdi. Ruhumun derinliklerini sakladığım sokaklardan biraz korkarak, biraz da üzülerek çıkıyorum. Etraf bir yerlere yetişmeye, birilerine bir şeyler anlatmaya çalışan insanlarla dolu. Bazı yüzlere daha dikkatli bakıyorum. Kim bilir bu da sana dair bir iz bulma telaşımdan kaynaklanıyordur?
Tanıdık yüzler var elbette. İşten, çevreden, geçmişten… Bugüne kadar önemi olmamış ve bundan sonra da önemi olmayacak birileri.
Özellikle bir tanesi çok dikkatli bakıyor yüzüme. “Seni iyi tanıyorum” diyor gözleriyle adeta. Ne büyük yanılgı! İnsan birini gerçekten tanıyabilirmiş gibi sanki. Ben seni tanıyamadıktan sonra, bu denli uzak geliyor bu ihtimal bana.
Ne kadar bakarsan bak, gördüğün karşındakinin izin verdiği kadardır.
Duysan, eminim bu sözü çok severdin.
Ruhumdaki çatışmalarla inatlaşıyor sanki tüm caddeler. Her yer cıvıl cıvıl. Kafeler, gülüşen insanlar, renkli mağazalar, oradan buradan gelen müzik sesleri…
Olamaz! Olmamalı, lütfen.. Bu kadarı fazla değil mi? Buna sen bile dayanamadım eminim. Bunca cadde, bunca dükkan ve bunca filmden sonra, gözüme çarpa çarpa birlikte seyrettiğimiz ilk film mi çarpıyor? Yooo… Artık emin oldum, her şey kontrolümün dışında adeta. Sanki tüm evren karşı bana. Bu anlamsız koşuşturmanın içinde ipleri kopmuş bir kuklayım.
Evdeyim. Yalnızlığımın başkenti. Elimde çay, camdan denizi seyrediyorum. Fonda tanıştığımız gün çalan şarkı var. Kaçmamaya karar verdim artık senden, izlerinden. Kabullendim. Bilmiyorum belki de kaybettim.
Tek bir soru var şimdi kafamda;
Benden bir iz kaldı mı sana ?

Sen ne düşünüyorsun?

Yorum yapabilir, ya da kendi sitenden link verebilirsin. Ayrıca bu yorumları RSS ile takip edebilirsin.

Senin de avatarın çıksın istiyorsan Gravatar'a üye olmalısın.