Ana Sayfa » Arşiv

Ayına göre: Mart 2009

Tüm Yazılar, Şiir »

[31 Mar 2009 | 2 Yorum | ]
Selpaklarım | Bahar Atıcı

Erzurum garında oturuyorum, öylesine bir bankta,
inadına puslu, sıkıcı bir havada,
bilmediğim birşeyi bekliyorum, belki anılarda.
önümdeki kuşların, bir iki kırıntı ağızlarında
yaşam kavgasında yerini almış,
bir dolu kuşun arasında,
oturuyorum işte, öylesine bir bankta.
küçük bir çocuk geliveriyor, o anda yanıma
-al abla- diyor, ne olursun al, elinde selpaklarıyla.
alıyorum hemen, çok masum bakışları
unutulmaz titreyen sesi, yüreği bir o kadar acılı.
ben daha otur diyemeden, gidiveriyor yanımdan.
belki de daha çok var satması gereken.
kimi itekliyor garibi, kiminin umrunda değil.
kiminin alaycı gözleri, kimi farkında değil.
yüreğim acıyor, canım sıkılıyor birden,
nasıl olur diyorum, böylesi bir düzen.

Tüm Yazılar, Öykü »

[30 Mar 2009 | 2 Yorum | ]
Ayrılığın İlk Dakikası | Mustafa Öztürk

Telefondan gelen ses gittikçe uzaklaşmaya başlamıştı.. Boş gözlerle camdan dışarı bakarken telefondan gelen cümlelerin arasında “ayrılık” kelimesinin geçtiğini fark ettiğinde irkildi.  Daha telefondaki ses kesilmemişti ki beraber geçen aylar boğazında düğümleniverdi. Sevgilisinin sesi kararlı olduğu kadar şaşırtıcı geliyordu kendisine. İnanmak istemiyordu ama konuşmanın sonunda ne olacağını çok geçmeden fark etmişti. Hiç tepki vermedi. Sohbet ne kadar uzarsa taraflar o kadar daha fazla acı çekecekti, uzatmanın manası yoktu.
Üzerinde beliren kül rengi bulutları fark edemedi ama cama sanki onu uyandırmak istercesine şiddetle çarpmaya başlayan yağmur damlaları amacına ulaştı. Kendisine geldiğinde telefondan gelen …

Tüm Yazılar, Şiir »

[29 Mar 2009 | 5 Yorum | ]
Bugün | K. Betül Çelik

Perdeleri kapadım bugün,
Işıkları da,
Hatta kendimi de kapadım,
Tüm hayata…
Kulağımda unutulmuş bir şarkı,
Gözlerim yarı kapalı,
Düşündüm…
Seni, beni… bizi…
Ya da biz olamayan,
Hep sen ve ben olarak kalan,
Kırık dökük bir kaç şeyi…
Nasıl birden bittiğimizi…
Sustum bugün,
Konuşmadım saatlerce…
Eski resimlere bakıp,

Tüm Yazılar, Öykü »

[27 Mar 2009 | İlk Yorumu Sen Yap | ]
Geçmişle Hesaplaşmalar - II | Erdem Özsoysal

“Yosun ve iyot kokuları arasında uzun zamandır yapmadığım güzel bir uykuyu çekmeliyim dedi adam…”

Adam saatler sürecek yolculuğunun ilk dakikalarını, iskeleden ayrılan vapurun arka tarafından büyük motorların çalışması sonucu çıkan köpükler, meltemler ve yüzüne vuran yosun kokusu eşliğinde, umutlarını kaybettiği şehre bakarak geçirdikten sonra, kısa bir uykuya dalmak istedi… Bir ömrün yorgunluğu gibi geliyordu şu şehirde geçirdiği birkaç yılda yaşadıkları…

Kompartımanına ağır adımlarla girdi, yatağına uzandı, gözlerini yavaşça kapattı… Her hareketi sanki bir kuğunun suya inişi gibi sessiz ve sakindi… Adam daha yastığa beş varken huzurlu bir uykunun kollarına bıraktı kendini…

Tüm Yazılar, Şiir »

[26 Mar 2009 | 1 Yorum | ]
Sevmeyeceksen Gelme | Recep Okyay

Bir kapı düşün,
Her daim açık olan,
Ardında ne olduğunu belli etmeyen
Kara, tahta bir kapı…

Boyaları dökülmüştür,
Üzerine eski aşıkların isimleri de kazınmıştır,
Kapı kolu bile yoktur,
Kırılıp düşmüştür belki bir öfke ile terk anında…
Bir kapıdır o nihayetinde, hâlâ ardına kadar açılabilen..

Yazmaz üzerinde kullanma talimatı,
Var olan sadece,
İki derin aşk kazıntısı…

Tüm Yazılar, Şiir »

[26 Mar 2009 | 3 Yorum | ]
Güneşi Kapatabilseydim | Buse Göğüsger

Güneşi kapatabilseydim eğer
Ben de yumardım gözlerimi
Gelişi güzel yürür
Sağa sola çarpar
Nasıl istersen öyle yaşardım
Kim görecek ki sonuçta?..

Güneşi kapatabilseydim eğer
Ve tabii tüm ışıkları
Daha taşkın olurdu hareketlerim
Korkmazdım utanmaktan
Ya da ben olmaktan
Kim görecek ki sonuçta?..

Güneşi kapatabilseydim eğer
Usulca yaklaşırdım sana

Deneme, Tüm Yazılar »

[24 Mar 2009 | 7 Yorum | ]
Gitme Vakti… | Mustafa Öztürk

Gitmek.. Benim için kelimelerin, eylemlerin; en hüzünlüsü, en zoru.. Bu yüzden bu edebiyat sitesinin adını “Gitme Vakti” koyduk.. Hatta sitenin adına beraber karar verdiğimiz dostum da gitti.. Ya da ben gittim, bilmiyorum.. Ne fark eder ki, gitmelerin her türlüsü zor geliyor insana..
Çok çeşitlidir “gitme”ler.. Bazen en sevdiğiniz, adeta parçanız olan insan gider sizden uzaklara.. “Gitme” bile diyemezsiniz.. Bilirsiniz ki “gidecektir gitmekte olan..” Kelimeler artık hiçbir şeyi değiştiremez.
Bazen de giden siz olursunuz. En sevdiğinizi bırakırsınız geride. Belki tek ihtiyacınız olan sevdiğinizden “Gitme” kelimesini duymaktır. Çünkü bitmeye yüz tutmuş bir aşk; içi …

Tüm Yazılar, Şiir »

[24 Mar 2009 | 2 Yorum | ]
Sensizlikte İstanbul | Mustafa Öztürk

Sen gideli çok oldu ama
İstanbul hala yağmurlu.
Sensizlik yağıyor bardaktan boşanırcasına
Islak parke taşlarındaki yansıman
Benimle beraber yürüyor hala
Ama koluma giremiyor, elimi tutamıyor
Gecenin karanlığında.
Sen gideli çok oldu ama
Alışamadım sensiz İstanbul’a
Gece kendini yarıladığında beni de yaralıyor yüreğimden
Hayalin akmaya başlıyor dışarıya
Üstüm başım sen oluyor.
Ölüyorum her gecenin sonunda ben
Yüksek miktarda “sen” kaybetmekten.
M.Öztürk

Tüm Yazılar, Öykü »

[24 Mar 2009 | 1 Yorum | ]
Geçmişle Hesaplaşmalar - I | Erdem Özsoysal

İskeleden yavaşça ayrıldı vapur… Arkasında bıraktığı köpükleri izlerken ben de arkamda bıraktığım geçmişimi düşündüm… Hayatıma bir vapurun yolunu bulmak için çizdiği kerterizlerden birini çizdim… Sonumun ne olacağını bilmediğim bir yola çıkıyordum, bu şehri ve bu yaşamı geride bırakıp… Oysa buraya gelirken ne düşlerim vardı, ne hayallerim… Hepsinin birer birer yok olup gideceğini, şehrin sokaklarında kaybolacağını bilemezdim…
Sanki kötü bir rüyaydı yaşadıklarım… Sanki küçükken yatağımı ıslattığım yıllarda annemin beni o temiz duygularla uyandırdığı zamanlardaki gibi kaldırmasını diliyordum… Ruhum daha bu şehre gelmeden evvel bırakmıştı beni, şimdi daha bir yalnız, daha bir hiçlik …